Dienstag, 1. Februar 2011

marksist yoldaslar

marksizmin en büyük hastaligi etik ögretisi olmayisi. son dönemlerde (son 50 yilda) marksizm geleneginde duran bir kac düsünür insani marksistce yorumlaya calisirken Kant'in insan taniminindan kopya cekiyor. almancadaki 'Würde' sifati türkcede en  iyi 'haysiyet' kelimesiyle aciklanabilir bence ("onur", "seref" gibi kavramlar biraz yanlis kaliyor). Kant'a göre insan haysiyeti olan bir varliktir. son dönemin cogu marksistine görede bu böyleymis. cünkü haysiyet kavrami metafizikten öte rasyonel bir kavrammis. ;)

zaten günümüzün etik ögretilerinin basarisizliga ugradigi noktada bu degilmi? metafizik kavramlar kullanmadan insani aciklamak, ve bir etik ögretisi, rasyonel bir etik ögretisi yazabilmek, o yüzden ne zamandir büyük bir etik ögretisi problemi yasiyoruz (postmodernizmin en büyük yarasi) ve bu isin icinden bir türlü cikamiyoruz, ama bu kosullar altinda zaten etik ögretisi gelistirmek pek olacak is degil.

avrupada bir sürü anayasadan insanin dünyaya olan etik iliskini yasalastirirken kullanilan bütün metafizik kavramlar cikarildi, insan hukukun objesi oldu (:person) -ama tabi sadece bu yüzden degil. insan devlet icin hakki ve görevleri olan bir obje, yani hukuki bir özne. bu aralar artik isletmelerde "hukuki özne" olma sansini/statüsünü yakaladi. bu tür bir özne olmak artik hicte zor bir ise benzemiyor..


marksistler kendi felsefelerinde etik ögretisinin eksik oldugunu kabulleniyorlar, zaten öyle olmasa etik ögretisinin eksikligini doldurmaya calismazlar, ama marksistler bununlada kalmiyor, Kant'in "kategorik imperativ'inide" etik ögretilerine aliyorlar, tabi kapsama alani biraz daha farkli, ama icerik ayni. oysa Kant'a göre felsefe yapmak "birinin inegi sagmasi digerininde süt kasesini altina uzatmasi" degil. ama hey! birilerinin bununla ugrasmasi ve bunun önemini görmesi neden yanlis olsun, tam tersi bu tür gelisimler dogmatizmi yikar.

Kommentare:

  1. ben Marxizmin etik ogretisinin olmamasi gerektigine inaniyorum cunku etik adina yapilabilecek her caba kendi nesnel kosullarinin urunu olacaktir. Marxism kendiyle celismemek icin insanlar kendi etiklerini teory ve pratikleri icinde yaratir demek zorundadir... Bu anlamda da bir etik onermemeliydi ki onermemeistir. Bir de etik onerse iyice din olur cikardi herhalde...

    AntwortenLöschen
  2. zaten bir din gibi kullanilmiyormu marksizm? benim tanistigim ve izledigim markxistlerin cogu (195%) oldukca dindar bu konuda. bir devlet teorisini yani toplum teorisini öneren bir idelojinin etik önerisi olmasi lazim. kapitalizmde bu tür bir etik o kadar önemli degil cünkü kendisini bunun olmayisi üzerine insa ediyor zaten. ama sosyalizm gibi bir sistem icerisnde -yada daha önemlisi komunizm- olmasi sart, cünkü bir özne bütün diger öznelerin arzulariyla celismemesi lazim, dolayisiyla bunu ayarlayan presiplere ihtiyaci var, bunlarda sanildigi gibi üretim kosullarindan dogan prensipler degil. hem prensipler duruma göre kendisini yansitir -gerceklestirir, bu da bir etigin hayatta kalmasinin tek kosuludur, her duruma uygulanamayacak prensipler seninde bana hak verecegin gibi o etik ögretisinin sonu olur.
    herkesin ayni teori ve pratigi paylasmasi herkesin ayni sekilde davranmasi anlamina gelmez, insanlar farkli ve o yüzden bu farkliliklar genel prensipler altinda uyusmasi lazim, öznenin kendisiyle ve genelle catismamasi gereken mantikli prensiplerde bulusmasi lazim.

    AntwortenLöschen
  3. kapitalizmin etiği yok mu yani dream white? ama var diyorlar büyüklerimiz. mesela miras kurumu kapitalizmin etiğine girmez mi?

    AntwortenLöschen
  4. miras kurumunu tam olarak hangi anlamda kullandin bilmiyorum ama sanirim ilk anladigim anlamda, o halde miras kurumu maddi varligin ailede kalmasini saglayan ökonomik bir uygulama -dir.
    ayrica devlet özneye öngördügü, kapitalizmin mantigina karsi gelmeyen, tam tersi bu kapitalizm mantigini ayakta tutabilen özel haklar vermis. bunlarin üzerinde detayli düsünüldügünde bunlarin insana insan oldugu icin, yani akil ve haysiyet sahibi oldugu icin verilen haklar olmadigini görüyoruz. bu haklarin, belirlemelerin yine kapitalizmi destekleyen ve koruyan haklar oldugu apacik ortada. kapitalizm dogru dürüst bir filozof cikartamamistir, zaten cikartabilirse neyi savunacaktiki, hangi insan haklarini (bati dünyasi icin gecerli olanlarimi?), hangi üretim kosullarini ve hangi basarili etik anlayisi. gerci özneyi paraya tapan bir varlik haline getirmesi -yani öznenin para iliski en basarili etik anlayisi ve bu durumdan gurur duyan cok kapitalist var bildigin gibi, bunun üzerine yazilmis cok basarili kitaplar ve bu yüzden ödül alanlar var, kapitalizm kendisini sürekli kutlamakta ;)

    AntwortenLöschen
  5. şimdi bu konularda marksist düşüncenin tarihini unutarak konuşmak biraz yanıltır. Nasıl özetlesem?
    Sadece bu konuda da size katılmadığımı söylemekle başlayayım. Çok farklı marksizmler oldu, marksizmin ne olduğuna dair farklı anlayışlar olduğu gibi.

    Poizitivizmin hakim olduğu bir paradigmadan yola çıkarak marksizmin pozitivizmle özdeşleştirilmesi de söz konusu bu arada.

    deontolojik etikten sosyal psikolojinin ahlaki gelişimin süreçlerini (filogenetik, ontogenetik) çok karmaşık tartışmalar sözkonusu.

    Marksistlerin Kantla alakası da dinamik bir toplum anlayışı ve intersubjektif alan hesaba katılarak yapılmalı.

    zamanım yok pek hocam, aylar alır bu konunun temellerinin tartışılması . bir kaç ay sonra isterseniz tartışalım.

    marksizmi kabul etmek ya da eleştirmek çıkarsamalarla olacak bir iş değil demekle başlayayım.

    AntwortenLöschen
  6. bir de dikkat edilmesi gereken Praxis kavramıdır. Praxis ve fronesis'in teori ile alakası marksizmin etik'inin olmadadığı ya da olmayacağı konusunu dışlayıcıdır. Kuramsal felsefenin bu ince mevzusu Gadamer'in Habermas eleştirilerinde ele alınır ve beklenebileceğin tersine marxın bu konudaki tutumunu daha ilginç hale getirir.

    İsterseniz karışmayayım:)

    AntwortenLöschen
  7. bence karisin, bu konular beni ilgilendiriyor, aciklik getirilirse sevinirim, yoksa laf olsun diye yazmiyorum, ve ne kadar her konuda marksist olmasamda okuyup anlamaya calistigim önemli konular var. ayrica marsizmin bir etige ihtiyaci oldugu yine benim özel düsüncelerim degil, bunun arkadasinda koskoca bir gelenek var, o yüzden karismaniz gereken yerde karisirsaniz daha verimli olur -en azindan benim adima.

    AntwortenLöschen