Freitag, 2. Juli 2010

Ibrahim



Tabi ki Ibrahim tarihte insan kurbani veren tek kisi digil. 
bu tür rituelleri Mayalarda, Inkalarda, Wikingerlarda vbz. inanclarda, kabilelerde görebiliriz. 
Dindar insanlar icin Ibrahim katil degildir (ki zaten oglunu öldürmemistir, ama bu niyette olmasi önemlidir). 
Bu davranis kendisini ne etik boyutta ne de rasyonel boyutta
gerceklestirir. tam anlamiyla dini mantik icerisinde yer bulur;
cünkü dini ikna söz konusudur. 
Ibrahimi bu boyutta ele alan Kirkegaard'tir, yani katilmidir degilmidir konusunuda. benim icin burdan cikan soruda:  bu gelenekte durup (hiristiyanlar), Ibrahime hak verip, yinede dini bir ikna yüzünden kendisini kurban eden insanlara tepki göstermek biraz celiskili degil mi? Ya da söyle mi söylenmesi lazim, din kendi icinde bir evrim gecirdi bu tarihte
o yüzden onlar da artik Ibrahimin kurbanini kabul etmiyorlardir, o yüzden onlar bir sürü müslümanin yaptigi bu bombali intihar girisimlerini yadirgiyorlar.
Bu tür girisimleri yargilarken belki biraz tarih-bilinci ile yargilamak lazim. Öte yandan bu üc monetist din en gec Ibrahim örneginde insan kurbani vermekten vazgecmis ve kurban nesnesi olarak hayvani secmistir. Ama bir kurban olgusu hep var gibi gözüküyor, Foucault'inda bahsettigi gibi kurban mevzusu antik yunan'dada karsimiza cikiyor. Bunun disinda üc büyük monoteist dinde (ki hayvan kurban etme mevzusu bu boyutta fakirlerle olan paylasim yüzünden isteniliyor, ama genelde vicdani susturmak icin gaddar bir eylem olarak görüyoruz simdi) bir baskasini din ugrunda kurban etme diye bir fenomen yok, bu daha politik yani real boyutta karsimiza cikiyor, mesela hacli seferlerinde öldürülen insanciklar ya da müslümanlastirma savaslarindaki verilen kurbanlar.

What ever, Ibrahimin bu davranisi rasyonel boyutta oldukca yalnistir, orasi malum.
problem sanirim hem bu üc boyutun arasindaki celiski, yani rasyonel ya da etik boyuttan dini-mantik boyutunda verilen kararlari yargilamanin zorlugu. hem de Ibrahime hak verip Ibrahim gibi davrananlari yargilayanlar.


Kommentare:

  1. birincisi bu ilk doğan oğlu kurban etme işi tanrı el için zaten o civarlarda yapılıyordu. ibrahim de kendi tanrısı için böyle bir geleneği devam ettirmiş veya tanrısı el'miş aslında. bu cehennem denilen yer, ilk doğan erkek çocukların idam edildiği alan aslında. gözyaşı vadisi demek.

    ikinci kısımda ise ne şekilde olursa olsun kendi değerlerin uğrusuna birilerini yargılamak da kötü. ama toplum baskısı olmaksızın kendi kararlarını almış ve kurban işine girmemiş biri ile sırf tanrısı öyle diyor diye her sene neredeyse kendi elleriyle bir canlıyı kurban eden kişiyi de aynı safha koymamak lazım bence.

    AntwortenLöschen
  2. benim burda yargiladigim dini bir iknadan dolayi kendisini yada baskasini öldüren insanlarin yargilanmasi, yani koyun kesmekten ziyade kendisini yada baska bir özneyi kurban eden insanlar.

    AntwortenLöschen
  3. kişiye oğlunu ya da kızını öldürme hakkı tanıyan bir tanrı olamaz. bana bu aklı ve vicdanı veren tanrı ise o tanrı böyle bir şey istemez kimseden.

    kimse kimsenin bu anlamda malı, kurbanı değildir ve olamaz.

    AntwortenLöschen
  4. Tanrı buyurdu diye eylemi gerçekleştirene akıl sahibi denirmi ?
    Tanrı nın varlığı şüphedeyken

    O inançlı biri ona tanrı emretti oda uydu diyenlere bile yarım akıllı denmezmi ?

    Ya tanrının varlığını gözü kapalı kabul edip yapılanlara rıza gösterir yada
    Tanrı yoktur o kişi delidir deyip geçip gitmeli.

    'Bunca insan yapıyor hemde uzun zamandır vardır onların bir bildiği herhalde' diyenleri bile duydum onlar tamamen akılsızlardı.

    AntwortenLöschen