Montag, 8. Februar 2010

papa

Papa -sanirim 2 yada 3 sene önce ön cehennimi kaldirdi, yani hiristiyanliga aykiri teori kuran filozoflarin, vaftiz olmayanlarin atilacaklari yeri. latincede limbus adli yer cehennimin kenarinda ates olmayan bir mekan-di.
belki bir ögle yemeginden sonra 'hmm.. evet  bugün ön cehennimi kaldirayim' dedi ve kaldirdi, bu kadar basit, belki bir yandan bir sürü bürokrasi problemi yaratti.. ama hey papa tanrinin dünyadaki temsilci, point final.
hala korunma (suni koruma metodlari gibi) meselesinde inatci, ama belki bir gün bir kahvalti sonrasi onunda izni cikar ve yine bir gün camdan disari bakarken homesexuel evliligide onaylar.

Bu korunma meselesi biraz karmasik bir olay (her anlamda), ve bu tür konularda tarihi bilgisi gercekten saglam olan Foucault'un arastirmalari en zevklisi.

18. yüzyilda nüfus meselesi devlet icin önemli bir konu haline gelmeye baslarken, garip nerdeyse komik metodlar uygulanmis nüfus problemini cözmeye calisirken. Zamaninda hamile olupta cinsel iliskiye giren annelerin sütlerinin bozulcagi düsünüldügü icin halk ve hatta doktorlar, kadinin bu dönemde cinsel iliskiye girme hakkina karsi cikmislar.
Bu yüzden varlikli aileler cocuklarina paraya muhtac dadilar tutmuslardir, hem cinsel iliskide bulunabilmek hemde kocalarini tutmak icin, bu acidan yeni bir sektördende bahsedebiliriz, yeni bir süt sektörü, yada yeni gida endüstrisi (Foucault). Böylelikle cocuklar dadiya emanet ediliyor ve cocuklarin yasayip yasamadiklarini kimse kontrol edemiyor, dadilar parayi ceplerine indiriyor (buda garip bir iddia, muhtemelen hepsine bakamadilar) ve ölen cocuklarin haberini vermiyorlar, bu arada ölen cocuklarin sayisi bazen 20 cocuktan 19'u gibi dramatik bir rakam alabiliyor.
Bu tür bir israfi engellemek icin bu sefer annelerin cocuklarini kendi beslemeleri motive ediliyor. Ve birden cinsel iliski ve emzirme arasindaki uyumsuzluk problemi birakiliyor, o da annelerin hemen sonrasi tekrar hamile kalmamalari kosulu altinda.
görüldügü üzere 18. yüzyilin iktidarinin korunmayi yaymasinin sebebi cocuk sayisini azaltmaktan ziyade (bu yüzyili yorumlayan bir cok tarihci iktidarin o zamanalar devletin nüfusun cogaldigini düsündüklerini yazmislardir, simdiki tarihciler bunun tam tersini iddia ediyor, yani bir artis söz konusuymus), dogan cocuklari hayatta tutabilmek icin korunma politikasi yürütmesi (Bio-politik).

bu arada annelerin cocuklarini kendileri emzirmeleri icin bir sürü (bilindik) argüman üretilmistir: emzirildigi zaman hem cocuk hemde anne saglikli kalir, yada 'emzirin ve bundan ne kadar zevk alindigini görüceksiniz!' Yada cocugu memeden kesme problemindeki cözüm arayislarinda bir doktorun icat ettigi ve annelerin yada dadinin memesinin ucuna yerlestirmesi gereken, üzerinde igneler bulunan yuvarlak bir cam dilimi. akil almaz bir bulus, cocuk anne memesini emerken aciyla karisik bir zevk aliyor, ve ignelerin capi yükseltildiginde cocuga yetiyor ve cocuk kendiliginden anne memesinden uzaklasiyor. Hatta bazen annenin gögüslerine hardal sürüldügüngen bahseder bir kac generasyon öncesi, tam o zamanlarda (1786) modern emzik bulunmustur zaten. ;)

kusursuz iktidar olurmu, tabiki o da büyüycekti, o da ögrenecekti, bu sadece Vatikana has bir özellik olabilirmi, ama ikisinin arasindaki kücük fark kiliseden cikilabiliyor olmasi. gerci istifa formülerine 'ön cehennimi kaldirdiginiz icin cikiyorum' yazilmasini kabul etmiyor, sebep olarak kabul ettigi ama onaylamadan önce kontrol ettigi en saglam argüman: 'kilise vergisini ödeyemiyorum, fakirim.'

  „Jesus im Limbus Domenico Beccafumi

Kommentare:

  1. ee, vaftiz olmayan şimdi direkt cehennemlik mi :)

    bu arada bu süt meselesi harbi ilginçmiş...

    AntwortenLöschen
  2. Yazınızı okurken Avrupanın ne kadar geri kafalı olduğunu ama zamanla ne kadar yol kat ettiğini gördüm. Onların geri kaldığı dönemlerde biz daha iyiydik ama şimdi; onların seviyesini çıkmak için ne yaparsak yapalım önümüze ya törür ya din çıkıyor. Avrupa resmen bize diyorki siz bunlarla oyalanın şimdilik.

    AntwortenLöschen
  3. gerisi önemli digil, cok karisik bir mesele bu ;) ancak papa cevaplayabilir, ama muhtemelen mechul bir statüde oluyor vaftiz olayina girmeyen arkadaslarimiz.

    dalgasesleri, kesinlikle haklisin, elestirilcek o kadar cok yönü varki en iyisi susmak gibi geliyor bazen, bazende talibana katilmak.

    AntwortenLöschen
  4. geliyorlar camlarını kırıyorlar, evini ateşe veriyorlar...

    vatan için yaptık, insanlık için yaptık, bilim için yaptık, senin için yaptık diyorlar sonra...

    onları evire çevire pataklaman gerekirken kafan karışıyor yahut olaya dışardan bakanların kafası karışıyor...

    mesele zaten kafa karıştırmak...

    haksızlığı hakka, yalanı hakikate, zulmü rasyonele çevirmek...

    hele bir elini kaldır camlarını indirenlere seni hapse atıyorlar, terörist ilan ediyorlar...

    süt meselesi de bu yapısal, düzenli baskının uzantısı öyle...

    salaklar tutturmuşlar anne sütü de anne sütü...

    ulen annenin sütü yok...

    olmaz yine anne sütü...

    tıp aptalları...

    tıp iktidarı...

    AntwortenLöschen
  5. tip iktidari gercekten hafife alincak bir durum digil. bu tür bir iktidar anlayisinin altina psikoloji, wellnes- fitness antrönerleri, saglik-, hayat-, meslek danismanlari gibi mesleklerde giriyor.

    AntwortenLöschen
  6. sütten kesme teknikleri süpermiş yalnız, harbiden psikopat işi.

    AntwortenLöschen
  7. güzel bir blog, mutlaka daha da güzelleşecek, renklenecek. izninizle size şekille ilgili küçücük bir katkım olsun; genel olarak yazılarda yanlış yazımıyla dikkat çeken de'lere da'lara, birleşik yazılmış mi? mı? eklerine, harf ve imla hatalarına biraz dikkat edilse acaba çok daha iyi olmaz mı?
    dostlukla..

    AntwortenLöschen
  8. bu elestiri öncesi oksama gibi olmus ;)
    ama ne desen haklisin, bu igrenc durumun farkindayim, ve daha iyi ögrenmeye calisiyorum, ve maalesef birisine önceden okutma gibi bir sansim yok, bu yaptigim hatalarin büyük olmasada bir engel oldugunuda biliyorum, suan icin görmemezlikten gelinirse daha iyi olur..

    AntwortenLöschen
  9. sevgili dw,

    gördüm ki, pek çok blogdaki ortak özellik havadan sudan meseleleri uzun ve gereksiz yazılar yazarak gündeme taşımak.. yazdıklarınıza baktığımda, sizin farklı bir çaba/emek/gayret içinde olduğunuz açıktı.
    işte tam bu yüzden imlanız önemli; çünkü 'biçim' yazıyı yaşatıyor. elbette bu
    bir süreçle ilgilidir. biçimsel düzenin ve uslubunuzun zamanla oturacağına ve bu durumun da tartışmalarınızın düşünsel kısmına büyük katkı sağlayacağına eminim.

    not: wittgenstein tractatus'da şöyle der;
    2.033 die form ist die möglichkeit der struktur.

    AntwortenLöschen
  10. değilim, ayrıca 'çatır çatır' değil, seve seve okurum..

    AntwortenLöschen