Papa -sanirim 2 yada 3 sene önce
ön cehennimi kaldirdi, yani hiristiyanliga aykiri teori kuran filozoflarin, vaftiz olmayanlarin atilacaklari yeri. latincede
limbus adli yer cehennimin kenarinda ates olmayan bir mekan-di.
belki bir ögle yemeginden sonra 'hmm.. evet bugün ön cehennimi kaldirayim' dedi ve kaldirdi, bu kadar basit, belki bir yandan bir sürü bürokrasi problemi yaratti.. ama hey papa tanrinin dünyadaki temsilci, point final.
hala korunma (suni koruma metodlari gibi) meselesinde inatci, ama belki bir gün bir kahvalti sonrasi onunda izni cikar ve yine bir gün camdan disari bakarken homesexuel evliligide onaylar.
Bu korunma meselesi biraz karmasik bir olay (her anlamda), ve bu tür konularda tarihi bilgisi gercekten saglam olan Foucault'un arastirmalari en zevklisi.
18. yüzyilda nüfus meselesi devlet icin önemli bir konu haline gelmeye baslarken, garip nerdeyse komik metodlar uygulanmis nüfus problemini cözmeye calisirken. Zamaninda hamile olupta cinsel iliskiye giren annelerin sütlerinin bozulcagi düsünüldügü icin halk ve hatta doktorlar, kadinin bu dönemde cinsel iliskiye girme hakkina karsi cikmislar.
Bu yüzden varlikli aileler cocuklarina paraya muhtac dadilar tutmuslardir, hem cinsel iliskide bulunabilmek hemde kocalarini tutmak icin, bu acidan yeni bir sektördende bahsedebiliriz, yeni bir süt sektörü, yada yeni gida endüstrisi (Foucault). Böylelikle cocuklar dadiya emanet ediliyor ve cocuklarin yasayip yasamadiklarini kimse kontrol edemiyor, dadilar parayi ceplerine indiriyor (buda garip bir iddia, muhtemelen hepsine bakamadilar) ve ölen cocuklarin haberini vermiyorlar, bu arada ölen cocuklarin sayisi bazen 20 cocuktan 19'u gibi dramatik bir rakam alabiliyor.
Bu tür bir israfi engellemek icin bu sefer annelerin cocuklarini kendi beslemeleri motive ediliyor. Ve birden cinsel iliski ve emzirme arasindaki uyumsuzluk problemi birakiliyor, o da annelerin hemen sonrasi tekrar hamile kalmamalari kosulu altinda.
görüldügü üzere 18. yüzyilin iktidarinin korunmayi yaymasinin sebebi cocuk sayisini azaltmaktan ziyade (bu yüzyili yorumlayan bir cok tarihci iktidarin o zamanalar devletin nüfusun cogaldigini düsündüklerini yazmislardir, simdiki tarihciler bunun tam tersini iddia ediyor, yani bir artis söz konusuymus), dogan cocuklari hayatta tutabilmek icin korunma politikasi yürütmesi (Bio-politik).
bu arada annelerin cocuklarini kendileri emzirmeleri icin bir sürü (bilindik) argüman üretilmistir: emzirildigi zaman hem cocuk hemde anne saglikli kalir, yada 'emzirin ve bundan ne kadar zevk alindigini görüceksiniz!' Yada cocugu memeden kesme problemindeki cözüm arayislarinda bir doktorun icat ettigi ve annelerin yada dadinin memesinin ucuna yerlestirmesi gereken, üzerinde igneler bulunan yuvarlak bir cam dilimi. akil almaz bir bulus, cocuk anne memesini emerken aciyla karisik bir zevk aliyor, ve ignelerin capi yükseltildiginde cocuga yetiyor ve cocuk kendiliginden anne memesinden uzaklasiyor. Hatta bazen annenin gögüslerine hardal sürüldügüngen bahseder bir kac generasyon öncesi, tam o zamanlarda (1786) modern emzik bulunmustur zaten. ;)
kusursuz iktidar olurmu, tabiki o da büyüycekti, o da ögrenecekti, bu sadece Vatikana has bir özellik olabilirmi, ama ikisinin arasindaki kücük fark kiliseden cikilabiliyor olmasi. gerci istifa formülerine 'ön cehennimi kaldirdiginiz icin cikiyorum' yazilmasini kabul etmiyor, sebep olarak kabul ettigi ama onaylamadan önce kontrol ettigi en saglam argüman: 'kilise vergisini ödeyemiyorum, fakirim.'
„Jesus im Limbus“ Domenico Beccafumi